YanMagazin:Ana Sayfa

Yansiklopedi sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara


Yansiklopedi'nin Haftalık Magazin Dergisi YanMagazin'e Hoşgeldiniz

Danışma | Hakkında | Katılım | Projeler | Kadir Çöpdemir Magazin Ödülü

Günün Konusu

Aile müessesesi çöktü!
Aile.jpg

Aile müessesesi çöktü! Başımıza gelen her türlü felaketin asıl sebebi budur...

Eskiden bu işler böyle değildi haliyle... Aileler bir araya gelir, herhalde biliyorsunuz aile toplumun temelidir, evlatlarının eş ve iş seçimlerini aklı selim ve sağduyu dairesinde tayin ederlerdi. Bu suretle ailelerin sermayeleri bölünmez, aile şirketleri ihya olur ve dahi memlekette ahalinin başı dik dururdu.

Ne zaman ki "Aşktır-meşktir, gençler gönüllerine göre davranıp eşlerini kendileri seçsinler.." dendi, ipler orada kopmaya başladı. Yahu 18-20 yaşındaki genç çocuk hangi akıl ve tecrübeyle kendi eşini seçecek ki? Ancak kendi çükünün keyfine göre gönlü kime kabarıyorsa ona meyledecek.. Yahut gidip Arçelik robotuna soracak bu işleri..

Sonra da oturur düşünürsünüz işte, niçin artıyor boşanma oranları? Niçin geçinemiyor karı-kocalar?

Bakın şu resme: Eski güzel günlerden kalma bir aile müessesesi!

İnsanların gülen yüzlerine, keyiflerin ne kadar gıcır olduğuna dikkat ediniz bir defa...

Hayati ve Hayriye Kondur çifti, kızları Mürüvvet'i; aile dostları Niyazi beyin oğlu Muhlis'le evlendirmişlerdi. Sonra da çocuklarına ortak işyeri açtılar, böylece ortaya çıkan aile müessesesi hem sağlam hem de verimli oldu. Ailenin sermayesini de elin oğluna (veya elin kızına) yedirmemiş oldular.

Resimde soldan sağa Muhlis, Mürüvvet (ön tarafta bu mutlu çiftin mutluluk ve neşe kaynağı yavruları, aşklarının meyvesi) Ali İhsan, oturanlar Hayati Bey ve Hayriye Hanım, ayakta sigarasını keyifle tüttüren ise Niyazi Bey'den başkası değil. İşbu resim Muhlis ve Mürrüvvet çiftinin işlerini büyüttükten sonra açtıkları yeni yazıhanelerinde çekilmişti. Devamı...

Haftanın Dedikoduları

Yeni Haber Rapor Et


Konu üzerine haber yazılıp yazılmadığını görmek için
son haberleri kontrol edin.

Haftanın Hikayesi

Anna Vissi
AnnaVissi.jpg

Anna Vissi, Prehistorik çağda 1957 yılında Kıbrıs Larnaka açıklarında doğmuştur. Bir tanrıçanın doğacağını haber alan Kıbrıs'ın tartışmasız tanrıçası Afrodit bu olaya çok kızmış ve civardaki yeni doğan bütün kız çocuklarını öldürmeye başlamıştır. Ağzından köpükler saçarak kız bebekleri boğan Afrodit bir türlü Anna'yı bulamıyordu.

Kızının tanrıça olacağını tanrılar kralı Zeus'un rüyasına girmesiyle öğrenen Anna'nın annesi kızını kaçırmak için planlar yapmaya başladı. Sonunda çareyi küçük kızını erkek kılığına sokmakta buldu. Küçük bebeğe her gün 20 adet yumurta akı içirerek erkek gibi bir sese sahip olmasını sağladı.

Afrodit'in amazon askerleri içeri girdiklerinde eşşek gibi anıran bebeği görüp "böyle bağıran tanrıça olamaz, olursa da ben onun taa..." diyerek evden ayrıldılar. Anna'nın hüzünlü yakarışlarını duyan Şeyh Nazım Efendi, Kuzey Kıbrıs semalarından uçarak onun yardımına yetişti.Endişe içindeki annesi derin bir oh çekmişti kızı Anna'yı kurtarmıştı.

Yıllar geçti küçük Anna büyüdü. Fakat bir sorun vardı hep erkeklerle oynuyordu. Çünkü sesi erkek sesi gibiydi. Kendine birçok erkek badi edindi. Devamı...

{{#logotipo:http://images.uncyc.org/tr/8/8e/Yanmagazin.gif}}

__notitle__